face
  •   
  •  


Rahman ve Rahim olan Allah

O, Rahman ve Rahim olan Allah’tır…

‘’Rahman, Rahim, Berr, Kerim, Cevad, Rauf ve Vehhâb’’: Bu isimlerin anlamları birbirine yakındır. Ve bunların hepsi Allah’ın rahmetine, iyiliğine ve cömertliğine delalet ettiği gibi Allah’ın hikmetinin gereği olarak bütün mahlûkatı kapsayan rahmetinin genişliğine de delalet eder. Evet, Allah’ın rahmeti her şeyi kapsar ama müminlerin payı daha çoktur. Allah şöyle buyurdu: (Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.) [Araf:156]. Nimetler ve ihsanlar hepsi Allah’ın cömertliğinin eseridir. Ve ister dünyada ister ahirette bütün hayırlar Allah’ın rahmetinin eseridir.

Kendi üzerine rahmeti yazmıştır, O’nun rahmeti gazabını geçmiştir. O’nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır… {Şüphesiz, Allah&"ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.} [Araf:56]

&" O, Rahman ve Rahim’dir’’ O, bize öz annelerimizden daha merhametlidir. Peygamberimiz (sav), çocuğunu emziren bir kadına işaret ettiğinde (oradaki bulunan sahabeye) şöyle buyurdu: &" Ne dersiniz, bu kadın, çocuğunu ateşe atar mı? &" Hayır, Allah&"a yemin olsun ki, bu kadın ateşe çocuğunu atmamaya gücü yetiyor bir halde iken, onu ateşe atmaz! Dedik. &"Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: &"- Allah&"a yemin olsun ki, Allah Teâlâ&"nın mü&"min kullarına olan merhameti, bu kadının çocuğuna olan merhametinden daha büyüktür. &" (Buhari)

‘’O Rahman ve Rahim’dir’’ O, bütün kâinata merhamet eder ve Müminler için, azze ve celle’nin özel bir rahmeti vardır.{Allah Mü&"minlere çok merhamet edendir.} [Ahzab:43]

‘’O, Rahim’dir’’…O’nun rahmetinden biri de Hz. Peygamber (sav)’ı bütün insanlara hidayeti gösteren, onların dünyevi ve dini haklarını muhafaza eden ve âlemlere rahmet olarak göndermesidir.

‘’O, Rahim’dir’’… Rahmeti indiren de men eden de ancak O’dur. {Allah insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.} [Fatir:2]

O, Rahman ve Rahim olan Allah’tır…

el-Vehhab (Bol bol hediyeler veren) ve el-Cevad (fazlasıyla bolluk ve ihsanda bulunan) Allah

O, Vehhâb ve Cevad olan Allah’tır…

Ey nimetler Veren... Ey umutlar Veren… Ey ihsan Veren…

Bana rızanı ver… Bana güven ver… Bana mutluluk ve sevgi ver…

Bizi cömertlikle rızıklandır, çünkü sen cömertliğin sahibisin… {(Onlar şöyle yakarırlar): &" Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin. &" } [Ali İmran:8], &" Şüphesiz Allah Kerimdir, keremi(cömertliği), yüce ahlakı sever. Kötü ahlakı ve seviyesizliği sevmez &" (Tirmizi)

‘’Vehhab olan Allah’’…Allah istediğine verir, istemediğine vermez.

’Cevad olan Allah’’…O’nun bağışlamasının sınırı yoktur. Ve O’nun cömertliğini men edecek hiç bir şey yoktur, bir şey yapmak isterken:{ &" ol &" der, o da hemen oluverir.} [Bakara:117]

‘’Vehhab olan Allah’’…Allah kuluna maddi ve manevi rızık verir ve cömertliğiyle ona ihsanda bulunur.

Allah’ın kullarına verdiği iyi ve faydalı düşünceler, ilim, hidayet, kolaylık ve duanın kabul edilmesi, ihsanlarındandır. Bütün bunlar Allah’ın insanların çoğuna verdiği manevi rızıktır.

‘’el-Vehhab’’… O, verir ve men eder, alçaltır ve yükseltir, ulaştırır ve keser. İyilik O’nun elindedir. Şüphesiz o, her şeye gücü yetendir.

O, Vehhab ve Cevad olan Allah’tır…

&"el-Vasi&" (İlim ve insanı her şeyi içine alan, bağışlaması bol ve rahmeti çok olan) Allah

O, Vasi olan Allah’tır…{Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.} [Bakara:115]

&" el-Vasi’ &" (İlim ve insanı her şeyi içine alan, bağışlaması bol ve rahmeti çok olan) İstenilen her şeyi veren cömertliği çok olan.

&" el-Vasi’ &" … Sıfatlarında mükemmel... İsimlerinde yüce olan... Kendisine övgü sınırlandırılmayan... O’nun yüceliği, mülkiyeti, saltanatı, fazileti, iyiliği ve ihsanı geniş ve bol olandır.

‘’el-Vasi’’…O, bütün yarattıklarını bağışlaması, ilimle, muhafazayla ve tedbir etmesiyle kucaklamıştır.

‘’el-Vasi’’…Bütün sesleri duyan ve dilleri anlamakta hiç zorlanmayandır.

‘’el-Vasi’’…Kulları için ibadeti kolaylaştıran ve İslam dinini kolay yapan, insanları kucaklayan Allah’tır.

O, Vasi olan Allah’tır…

el-Vedûd (İtaatkâr kullarını çok seven) Allah

O, Vedûd olan Allah’tır. {O, çok bağışlayandır, çok sevendir.} [Buruc:14]

‘’el-Vedûd’’… Peygamberlerini, Resullerini ve onları takip edenleri sever ve onlar da O’nu severler. Allah, onlar için her şeyden daha sevimlidir. Çünkü onların kalpleri Allah’ın sevgisiyle dolmuş, dilleri Allah’a hamd ve sena etmeye düşkün olmuş ve kalpleri sevgiyle ve ihlasla O’na âşık olmuştur.

Allah kullarını çok sever… Onları Kendine yaklaştırır, onları Kendisine razı eder, O da onlardan razı olur… {Allah onları sever, onlar da Allah&"ı severler} [Maide:54]

Allah, (sevdiği) kullara, insanların sevgisini kazandırır. Böylece insanlar onları severler ve onlardaki her şeyi kabul ederler.

‘’el- Vedûd’’… Allah yakındır ve kulları için hayrı sever.

‘’el-Vedûd’’… Kulları, O’nu severler ve O’na kavuşmayı özlerler. Bir hadiste şöyle geçiyor: &" ’Kim Allah`a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. &" (Buhari)

‘’el-Vedûd’’… O (bu isimle), sana kalbini nefret ve kinden temizlemeni, kin pisliğini sevgi suyuyla yıkamanı ve kıskançlığın ateşini sevgi buzuyla söndürmeni emreder.

O, Vedûd olan Allah’tır.

el-Hayy (Gerçek hayat sahibi olan) ve , el-Kayyum (Gökleri, yeri ve bütün mahlûkatı ayakta tutan) Allah

O, Hayy ve Kayyum olan Allah’tır…{Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Diridir, kayyumdur.} [Al-i-İmran:2]

‘’Hayy ve Kayyum olan Allah’’ Varlığının sonu olmayan ve kendini ayakta tutandır. Göklerin ve yerin ehillerini ayakta tutan ve onların rızıklarını ve bütün hallerini tedbir edendir. ‘’Hayy’’Zati sıfatları toplayandır. ‘’Kayyum’’ ise Cebbar olan Allah’ın sıfatlarını toplayandır.

O, Kayyum olan Allah’tır…{Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Diridir, kayyumdur.} [Al-i-İmran:2]

‘’el-Hayy’’...Gerçek hayat sahibi, hiç kimseye ihtiyaç duymayan, bütün mahlûkatın muhtaç oldukları Allah’tır. O’nun dışında her şey fanidir.

‘’el-Kayyum’’…Kendini ayakta tutan ve başkasına muhtaç olmayandır.

‘’el-Kayyum’’…Bütün mahlûkatın yaptıklarını ayakta tutandır. Onların amellerini, hallerini, sözlerini, iyiliklerini ve kötülüklerini muhafaza eden ve onlara ahirette karşılıklarını verendir.

‘’el-Kayyum’’…Kulların yaptıklarını hatırlayandır.

‘’el-Kayyum’’…Yarattığı her şeyin hayatına, rızıklarına, hallerine ve işlerine kefil olandır.

‘’el-Hayy el-Kayyum’’ …Varlığının sonu olmayandır.

O, Hayy ve Kayyum olan Allah’tır…

el-Cebbâr (İstediğini zorla yaptıran) Allah

O, Cebbar olan yüce Allah’tır… {O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah&"tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah&"tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.} [Haşr:23]

‘’el-Cebbar’’… En üstün ve en yüce anlamındadır. Hem &" el-Kahhar &" (Her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden) anlamına, hem de &" er-Rauf &" (Kullarına çok şefkat edip esirgeyen) anlamına gelir. Kalbi kırık olanları, fakirleri ve Kendisine sığınanları teselli eden el-Cebbar’dır.

‘’Cebbar olan Allah’’…Kırılmış olanı teselli eden, esire yardım eden, fakirin ihtiyacını gideren, hata yapanları ıslah eden, günahları bağışlayan, acı çekenleri kurtaran ve O’nu sevenlerin kalplerini teselli edendir.

‘’el-Cebbar’’…Üstünlüğü tam Olan ve her şey için nimeti bol Olandır.

‘’el-Cebbar’’…O’na her şey teslim olur ve boyun eğer. O’nu hiçbir şey meşgul edemez.

‘’el-Cebbar’’…Hâkimiyet, mülk, krallık, azamet ve şeref sahibidir.

‘’el-Cebbar’’…Zorbalar O’na boyun eğdi, büyük güçler O’nun karşısında zafiyete uğrar. Krallar ve büyükler O’nun karşısında alçak kalır ve O’nun karşısında âsiler ve zalimler paramparça olur.

O, Cebbar olan Allah’tır…

el-Cemil (En güzel olan ve bütün güzelliklerin kaynağı) olan Allah.

O, Cemil olan Allah Azze ve Celle’dir

Yüce yüzünü görmenin lezzetini ve Sana kavuşmayı bizlere nasip eyle Ey Rabbimiz!

‘’el-Cemil’’ En güzel isimler O’nundur ve en mükemmel sıfatlar O’nundur.

‘’el-Cemil’’ İsimlerin eksiksiz güzelliği, sıfatların mükemmel güzelliği ve mutlak mükemmelliğin güzelliği Olandır…{Rabbinin kelimesi (Kur&"an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır.} [Enam: 115]

Yarattığı her şeyi güzelleştirendir…

‘’el-Cemil’’ Kâinatın güzelliği, O’nun güzelliğine delalet eder. Hiçbir akıl O’nun güzelliğini tam olarak idrak edemez ve O’nun sıfatlarını tam olarak hiçbir düşünce kavrayamaz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: &" …Sana karşı senâyı saymakla bitiremem, Sen kendini nasıl senâ etti isen Sen öylesin &"(Müslim)

‘’el-Cemil’’ (Bize) güzel ahlak ve güzel yaratılışı nasip ettiği gibi Kendisine hüsnü zan etmeyi de nasip etmiştir.

Ey güzelliği seven güzel Rabbimiz, kalplerimizi imanla güzelleştir. Ahlakımıza, kalplerimize ve dış görünüşümüze güzellik ver.

O, Güzel olan Allah’tır…

el-Alîm (Her şeyi tam manasıyla bilen), el-Muhît (Tüm şeyleri kuşatan ve tüm şeyleri bilen), ve el-Habîr (Her şeyden haberdar olan) Allah

O, el-Alîm, el-Muhit ve el-Habîr olan Allah’tır…

‘’ el-Alîm, el-Habîr, el-Muhit’’ O ki, zahir ve batını; sırrı ve açık olanı; kesin olanı, muhal olanı ve mümkün olanı; yeryüzü ve yeraltı; geçmişi, şimdiyi ve geleceği ilmiyle kuşatmıştır. O’na hiçbir şey gizli kalamaz.

‘’el-Alîm el-Habîr’’ {Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.} [Lokman:34]

‘’Alîm ve Muhît olan Allah’’… {Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.} [Tegabun:4]

O, her şeyi bilir… {Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah&"ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah&"ın her şeye kadir olduğunu ve Allah&"ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.} [Talak: 12]

Allah yine şöyle buyurdu: {Allah&"ın her şeye kadir olduğunu ve Allah&"ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.} [Talak: 12]

‘’O, Alîm, Habîr ve Muhît olan Allah’tır’’…

el-Karîb (Çok yakın olan, kullarına kendi şah damarından daha yakın olan) Allah

O, Karîb olan Allah’tır…

Ey Kendisine dua edenlere ve yalvaranlara yakın Olan!

Ey Kendisinden isteyene yakın Olan… Ey bize kendi şahdamarlarımızdan yakın Olan…

Bize Seninle ünsiyet kurmayı ve konuşmayı nasip eyle… {Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım.} [Bakara:186]

&" el-Karîb &" O’nun ilim üstünlüğüyle yakın Olan…

&" el-Karîb &" … İlim, bilgi, murakabe ve müşahedesiyle herkesten daha yakın olandır…

&" el-Karîb &" Kendisine dua edenin istediğini verir, onu kaldırıp merhamet eder. Ayrıca zor durumda kalanların dualarına icabet eder.

&" el-Karîb &" Kendisine tevbe edenlere ve bağlı olanlara yakın olan, günahları affeden ve tövbeleri kabul edendir.

&" el-Karîb &" Kulun Kendisine yaklaşmak için kullandığı vasıtayı kabul eden ve Kendisine yaklaştığı kadar kuluna yaklaşan…

&" el-Karîb &" Kullarının hallerini anlayan ve ilmiyle kullarına yakın olandır. Kendisinden hiç bir şey gizli kalamaz.

&" el-Karîb &" Lütfuyla, muhafazasıyla, yardımıyla ve desteğiyle yakın olan… Bu yakınlık O’nun evliyalarına özeldir.

&" el-Karîb &" Kullar döndükleri zaman O’na dönerler… {Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.} [Vakia:85]

&" el-Karîb &" Nefisler O’nu zikretmekle yumuşar ve O’na yakın olmakla mutmain olurlar…

O, Karîb olan Allah…

el-Mücîb (Kullarının dualarına cevap veren)

O, Mücîb Olan Allah Azze ve Celle’dir…{Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir} [Hud:61]

‘’el-Mücîb’’… Nasıl olurlarsa olsunlar, nerede olurlarsa olsunlar, ne durumda olurlarsa olsunlar, dua edenlere icabet edendir…

&" el-Mücîb &" Şeriat ettiği şeylerle tevessül ederek dua ettiklerinde kullarına icabet eder; O ki, kullarına dua etmelerini emreden ve dua ettikleri zaman mutlaka icabet edeceğini söz veren Allah azze ve celle’dir.

&" el-Mücîb &" Hapsedilen mahkûm, denizde boğulan, fakir olan, yetim olan, hasta olan, aseptik olan Kendisine bağlanırlar, böylece onların dualarına icabet eder, istediklerini verir ve onları affeder.

‘’el-Mücîb’’…Zorda kalmışa cevap veren…{zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran} [Neml:62]

Kendisine isim ve sıfatlarıyla dua edene en yakın zamanda icabet edendir. Nice mahkûmlar var ki Kendisine dua ettikten sonra serbest bırakılmışlardır, nice denizde boğulan insanlar var ki dua ettikten sonra kurtuluşa ermişlerdir, nice fakir insanlar var ki dua ettikten sonra zengin olmuşlardır, nice yetimler var ki dua ettikten sonra O’nun himayesine girmişlerdir, nice hasta insanlar var ki Kendisinden şifa diledikten sonra iyileşmişlerdir ve nice kısır eşler var ki dua ettikten sonra çocuk sahibi olmuşlardır.

O, Mücîb olan Allah’tır…

en-Nûr (Nurun kaynağı, âlemleri nurlandıran, simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran) Allah

O, en-Nûr olan Allah’tır…{Allah göklerin ve yerin nurudur} [Nur:35]

&" en-Nûr &" O’nun hidayetiyle Kendisine iman edenlerin kalplerini aydınlatan…

&" en-Nûr &" Nuruyla karanlığı gideren, gökleri ve yerleri aydınlatan ve O’nun yolunu takip edenlerinin kalplerini nurlandıran…

Allah Nur’dur. O’nun perdesi Nur’dur. Bu hicabı açacak olsa, zâtının nurları bütün varlıkları yakar.

O, en-Nûr olan Allah’tır…

el-Hakîm (Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan)

O, el-Hakîm Olan Allah’tır…{Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?} [Tin:8]

&" el-Hakîm &" ... Yarattığında ve emir verdiğinde yüce hikmet sahibidir, abes olarak hiçbir şey yaratmaz, boş yere kanun koymaz. O, hem dünyada hem de ahirette hikmet sahibidir.

&" el-Hakîm &" Her şeye hükmeden ve her şeyi düzen içine koyan Azze ve Celle…

&" el-Hakîm &" Hikmet için şeriat koyar, hikmet için sünnet koyar. Şeriat koyduğu zaman o şeriatın amaçlarında, sırlarında, dünyevi ve uhrevi hikmet vardır.

&" el-Hakîm &" Takdir ve hüküm ettiğinde, fakirin fakirliğine hükmettiğinde, insanın hastalığına hükmettiğinde veya borçlunun darlığına hükmettiğinde hikmet sahibidir. O’nun tedbirinde hiçbir bozukluk olamaz, söylediklerinde ve yaptıklarında hiçbir eksiklik olamaz. Yüce Hikmet her kötülükten münezzeh olan Allah’ındır.

&" el-Hakîm &" Kullarına hikmeti, marifeti, itidali ve güveni ilham eden ve işleri düzen içine koyandır.

Allah, hüküm verenlerin en iyisidir. Âlemde onun izni olmadan hiçbir olay olmaz; helal ve haram kılmak O’nun hakkıdır; hüküm O’nun koyduğu kanundur; din ise O’nun emrettiği ve yasakladığıdır. O’nun verdiği hükme sorgulama olmaz ve O’nun takdir ve kazası reddedilemez.

&" el-Hakîm &" Hiç kimseyi zülüm etmez… Emrettiğinde, yasakladığında ve haber verdiğinde adil olan.

O, Hâkim ve Hakîm olan Allah’tır.

el-Melik, el-Mâlik ve el-Melîk (Bütün mevcudatın gerçek sahibi ve hükümdarı) olan Allah

O, Melik Olan Allah’tır…{O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak)} [Haşr:23]

‘’Melik ve Mâlik’’... Mülk sahibi Olan, azamet, kahhar ve her şeyi idare eden; mahlûkatta mutlak tasarruf Sahibi Olan. Arz ve sema O’nundur, her şey O’nun mülkiyeti altındadır.

‘’El-Melik’’Büyüklük Sahibi, kullarının işlerini yöneten Allah… Kulları O’na mecburdurlar, O da kullarının hükümdarı ve mutlak Sahibidir.

Mutlak mülkiyet O’nundur, bütün hükümdarlar veya idareciler O’nun riayeti altındadırlar. Dünya ve ahirette bütün iyilik ancak O’nun ihsanı ve fazileti iledir.{Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur.} [Bakara:255]

‘’El-Melik’’Kullarına Sayısız nimetler veren, verdikçe mülkünden hiçbir şey eksilmeyen Allah’tır. Hiçbir şey O’nu meşgul edemez. Bir kutsi hadiste şöyle geçiyor: &" …Sizden öncekiler ve sonrakiler, bütün insanlar ve cinler bir yere toplanıp, benden ihtiyaçlarını dileyecek olsalar, ben de hepsinin dileklerini yerine getirsem, bu benim mülkümden ancak, iğne denize batırıldığında, onun denizden noksanlaştırdığı kadar azalır… &"(Müslim)

‘’El-Melik’’ Dilediği kimseye mülkü verir. Allah şöyle buyurdu: {De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah&"ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin. } [Al-iİmran:26]

‘’Melik’’ Mahlûkatın hükümdarı olan Allah. Onların üzerinde dünyada ve Ahirette istediği gibi tasarruf eder. İşte böylece Allah’a sığınsınlar, istekleri yerine gelene kadar ısrarla dua etsinler. Allah katındaki mükâfatlarını kazanmayı arzulasınlar.

O, Malik, Melik, El-Malik olan Allah’tır…

el-Kuddüs (Bütün mahlûkatı maddi ve manevi kirlerden arındıran) Allah

O, Kuddüs olan Allah’tır…

Her türlü noksanlardan uzak, bütün eksiklerden münezzehtir… {O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah&"tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak} [Haşr:23]

Subbûh, Kuddüs, meleklerin ve ruhun Rabbidir. Hamd ve sena El-Melik El-Kudüs olan Allah’ındır.

‘’O, Kuddüs olan Allah’tır’’ el-Kuddüs, maddi ve manevi kirliliklerden temizlenen ve kendisine yakışmayan bütün sıfatlardan temiz olandır.

‘’O Kudüs’tür’’ Yüce, mükemmel ve güzel sıfatlarla sıfatlanan, noksan ve ayıplardan münezzeh olan Allah’tır. O’na hiçbir şey benzemez. O’nun gibi hiçbir şey yoktur ve hiçbir şey O&"na denk ve benzer olamaz. Ayrıca hiç kimse O’nun isim ve sıfatlarının mevkiine ulaşamaz.

‘’El-Kuddûs El-Selam’’. Bütün noksan sıfatlardan münezzehtir. O’na hiç bir yaratık benzemez. Çünkü O, Bütün ayıplardan uzaktır. Hiçbir şey O’na ortak olamaz.

‘’O Kudüs’tür’’Kalpler O’nu takdis eder ve bütün istediklerini O’na bağlar. Diller O’nu tazim eyler ve O’nu her zaman tesbih eder.

‘’O Kudüs’tür’’Bolluk ve bereketin sahibidir. Fazilet ve sena O’nundur. Bereket O’ndan ve O’nadır. Ve O, berekettir ve bereket edendir. Kullarına verdiği nimetlerden istediğine bereketler verir.

O, Kuddûs olan Allah’tır.

es-Selam (Her türlü tehlikeye karşı kullarını selamette kılan) Allah…

O, Es-Selam olan Allah’tır

Allah es-Selam’dır ve barış ancak O’ndandır. Hiçbir kul O’nun teslimi olmadan kurtuluşa eremez ve O’nun tevfiki olmadan başarılı olamaz.

O, Es-Selam’dır Bütün noksanlar ve ayıplardan uzak olan ve başkalarının kötülüklerden uzaktır.

O, Es-Selamdır. O’nun sıfatları, yaratılmışlara benzemekten uzaktır. O, bütün noksan ve kusur sıfatlarından uzaktır. O’nun ilmi tam ve sağlamdır. Adaleti kapsamlı ve sağlamdır, Mülkü tam ve sağlamdır, hükmü, takdiri ve yaratığı sağlamdır. Kendisi sağlamdır ve sağlamlık O’ndandır. Büyüklük ve ikram Sahibi ne yücedir.

Allah kulları için dünya ve ahirette selâmet vermiştir. {İbrahim&"e selam olsun} [Saffat:109] , {Mûsâ&"ya ve Hârûn&"a selam olsun.} [Saffat:120] , {Peygamberlere selam olsun} [Saffat:181]

ve Ahirette Allah şöyle buyuruyor: {Onlara &" Girin oraya esenlikle, güven içinde &" denilir} [Hicr:46]

Es-Selam Öyle tam bir selam ki ondan sonra hiç korku olmayacak. Ve öyle bir af ki ondan sonra hiç korku olmayacak.

O, Es-Selam’dır ve barış O’ndandır.

O, Es-Selam olan Allah’tır…

el-Hakk (Varlığı hiç değişmeden duran, daima sabit olan) Allah

O, El-Hakk Olan Allah’tır…{Bu böyle. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir.} [Hac:6]

’El-Hakk Olan Allah’’…Sıfatlarında ve zatında haktır. O’nun sıfat ve vasıfları mükemmeldir. Varlığı, zatının gereğidir. Ve O olmadan hiçbir şey meydana gelemez. O, mükemmellik ve güzellikle sonsuza kadar sıfatlanacak ve ihsanla sonsuza kadar tanınacaktır.

‘’ Hakk olan Allah’’…O’nun Sözü Hak’tır, fiili Hak’tır, O’na kavuşmak Hak’tır, Peygamberleri Hak’tır, kitapları Hak’tır, dini Hak’tır, O’na ortak koşmamak ve tek O’na ibadet etmek Hak’tır ve O’na ait olan her şey Hak’tır. {Bu böyle. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O&"nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür} [Hac:62]

O, Hak Olan Allah’tır…

el-Mümin (Kalplerde iman nurunu yakan ve kullarına güven veren) ve el-Müheymin (Bütün varlıkları ilim ve kontrolü altında tutan) Allah

O, Mümin ve Müheymin Olan Allah’tır…{kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah&"tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip} [Haşr:23]

‘’El-Mümin’’…Kendisini kemâlet sıfatıyla, yücelik ve güzellikle öven, Peygamberleri gönderen, delillerle kanıtlarla kitapları indiren ve Peygamberlerinin sıtkıyyetini delillerle ispat eden Allah’tır. ‘’El-Müheymin’’…İster açık ister gizli her şeyi gören ve ilmiyle her şeyi kuşatan.

‘’El-Mümin’’…Kulları korkudan emin kılan ve onları güven içinde yaşatan ve vahiyle sükûnet veren… {onları korkudan emin kılan} [Kureyş:4]

‘’El-Mümin’’…Mahlûkatına güvenlik veren, onların yaptıklarını gören emin olan Allah’tır.

‘’El-Mümin’’…Mükâfatı eksiltmeyen, cezayı artırmayan. O, her türlü fazilet, hüsn ve ihsana en layık Olan…

’El-Müheymin’’ …Bütün varlıkları bazen koruyan ve bazen kahreden, onlara riayet eden, yaptıklarını gören ve bilen. O, her şeyi gözetir, O’nun için her şey kolaydır ve O’na her şey muhtaçtır. {Onun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir} [Şura:11]

O, Mümin ve Müheymin Olan Allah’tır.

el-Afuv (Günahları silen, onları hiç yokmuş gibi kabul eden), el-Gafur (Kullarının günahlarını bağışlayan) ve el-Gaffar (Çok affeden) Allah

O, El-Afuv ve El-Gaffar olan Allah’tır…{Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır} [Hac:60]

‘’ El-Afuv ve El-Gaffar Olan Allah’’…O, daima affedici olarak kalacaktır. O, kulları tarafından affedici olarak vasıflandırılmıştır. Herkes O’nun rahmetine ve cömertliğine muhtaç olduğu gibi affediciliğine muhtaçtır.

Ey günahkârları affedeceğine vaad eden... Allah şöyle buyurdu: { Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim. } [Ta Ha:82]

Ey Gaffar olan Rabbimiz, bizlere tövbe-i nasuh’u nasip eyle, böylece günaha bir daha dönmeyelim, hatalarımızdan dolayı pişman olalım, Sana itaat edelim ve Sana karşı gelmekten sakınalım, Bizleri mağfiret et ey Gaffar!

Allah&"ım! Şüphesiz Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet. Ey Allah’ım! Sen bize Gaffur ve Rahim olduğunu haber verdin… {Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.} [Hicr:49] , Ey Gafur olan Allah’ım, bizi af ve mağfiret et.

O, Afuv, Gafur ve Gaffar olan Allah’tır...

Tevvab (Tövbeyi çok kabul eden) Allah

Şüphesiz ki O, tövbeyi çok kabul eden Allah’tır… {Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.} [Tevbe:118]

‘’et-Tevvab’’…Tevbe eden kullarının tövbelerini kabul eden ve onları bağışlayan... Kim Allah’a gerçek tevbe ile tevbe ederse, Allah onun tövbesini kabul eder. Çünkü Allah tövbelere kucak açandır. O, önce kullarını tövbe etmeye muvaffak kılar, tövbe ettikten sonra hatalarını siler.

‘’Et-Tevvab’’…Tövbeyi bir ibadet olarak kılan Allah’tır… Tövbe Allah tarafından verilen bir fazilet, minnet ve cömertliktir, hatta daha fazlasıdır… Allah tövbe sayesinde kulun yaptığı günahı hasenata çevirir.

‘’Et-Tevvab’’…Kulları tövbe üzerinde sabit kılıp onlara ibadet etmeye yardım eden Allah’tır.

‘’Et-Tevvab’’…Kulları tövbe etmeye muvaffak kılan, tövbe etmeye teşvik eden ve tövbe etmelerini seven Allah’tır.

‘’Et-Tevvab’’…Tövbe kapısını açık tutan, kulları tövbe üzerinde sabit kılan, onların derecelerini yükselten ve günahlarını silendir. Allah ne yüce ve büyüktür.

Şüphesiz ki O, Tevvab olan Allah’tır.

el-Vahid (isim, sıfat ve işlerinde ortağı olmayan tek başına olan), el-Ehad (tek olan kendisinden başka ilah olmayan, eşi ve benzeri olmayan) Allah

O ki, Vahid ve Ehad olan Allah’tır…

Ey zat, isim ve sıfatlarında ortağı olmayan Allah…

Senden ihlas, sevgi ve umut istiyoruz ey Ehad ve Samed (hiç kimseye muhtaç olmayan) Allah’ım.

‘’el-Ehad &"… Zat, isim ve sıfatlarında ortağı, eşi, benzeri ve dengi olmayan. {O&"nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?} [Meryem:65]

‘’el-Vahid el-Ehad’’… Bütün mükemmellik sıfatlarını Kendisinden başka kimseye paylaşmayan sadece kendisinde toplayan Allah’tır. Kullar gerek akılla, gerek sözle, gerek amelle, O’nu tevhid etmelidirler, O’nun kemalatını ve vahdaniyetini kabul etmelidirler ve ibadeti sadece O’na has kılmalıdırlar.

‘’el-Ehad’’…Ulûhiyette ortağı olmayan, ibadeti hak eden. İşte O’ndan başka kimse ibadeti hak etmez, ister az ister çok hiçbir suretle O’ndan başkasına ibadet edilmez.

&" el-Ehad &" …Tek maksud (kasd’ın doğrudan doğruya kendisine yöneldiği varlık) ve mabut olan. İşte buna kalpler şahit oldular ve gözler O’na bağlı oldular.

&" el-Vahid el-Ehad &" …Allah kulları, Kendisini tek ilah olarak kabul etmek için yarattı. Kim Allah-ı bırakıp başkasına yönelirse kurtuluşa eremez. Kim Allah-ı bırakıp başkasına ibadet ederse mutlu olamaz. Ve her kim Allah’a ortak koşarsa başarılı olamaz.

O, el-Vahid el-Ehad olan Allah’tır…

Samed olan Allah

O, Samed olan Allah’tır…{De ki: &" O, Allah&"tır, bir tektir. (1) Allah Samed ‘dir. (Her şey O&"na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.) &" }(İhlas’ın1-2)

‘’es-Samed’’…İsimleri ve sıfatlarında mükemmeldir, O’nda hiç bir noksan veya kusur olamaz.

‘’es-Samed’’…Gerçek zenginlik sahibi olan Allah’tır. Bütün mahlûkat O’na muhtaçtır, O ise hiç kimseye muhtaç değildir.{beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan} [Enam:14]

&" es-Samed &" …Her şeyi yöneten Rab ve tasarruf eden Malik.

‘’es -Samed’’…Bütün mahlûkatın ihtiyaçları olduğu zaman yöneldikleri Zattır. Çünkü O’nun zatında, isimlerinde, sıfatlarında ve fiillerinde sonsuz mükemmellik vardır.

‘’es-Samed’’…İhtiyaç duyduğunda kalpler Allah’a yönelir, O da ihtiyaçlarını giderir. İhtiyaç duyduğunda kalpler O’na dua eder, O da sıkıntılarını giderir ve dualarını kabul eder. Korkanlar O’na sığınır, O da onları emin kılar. Tevhid edenler O’ndan rica ederler, O da rica ettiklerini verir. Felaketzedeler O’na dua ederler, O da onları kurtarır. Kullar O’na boyun eğer, O da onları yükseltir.

‘’Şüphesiz ki O, Samed olan Allah’tır’’…

Aziz olan Allah

O, Aziz olan Allah’tır…{Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir} [Enfal:67]

Aziz, Kavî (Pek kuvvetli) ve Galip (daima yenen asla yenilmez) olan Allah.

Hiçbir güç O’na zarar veremez ve hiçbir kudret O’nun kudretini azaltamaz. O, her şeyden hakkıyla haberdardır ve her şeyi hakkıyla bilendir.

’’el-Aziz’’…Güç, hâkimiyet ve saltanat izzet sahibi olan Allah’ındır. İşte hiç kimse bu izzeti kazanamaz. O ki, bütün yaratıklarını emri altına alır, böylece bütün mahlûkat O’nun yüceliğine boyun eğer.

’’el-Aziz’’…O’nun izzeti eksiksiz ve mükemmeldir, bütün mahlukat O’na boyun eğer, her güçlü O’nun karşısında güçsüz kalır, O’nun dışındaki her şey fakirdir ve bütün mahlûkat O’nun karşısında zelil kalır.

’’el-Aziz’’… O, istediği kimseye izzet verir, istediği kimseden izzet alır ve istediği kimseyi zelil kılar. İyilik ancak O’nun elindedir. Allah şöyle buyurdu: {Çünkü bütün güç Allah&"ındır.} [Yunus:65]

İzzet ne soyla ne parayla ne de malla olur, izzet ancak O’nunladır ve O’ndandır.

’’el-Aziz’’…Hiç kimse O’nun verdiğinden başka izzete nail olamaz, kuvvet alamaz. İşte kim dine sarılmak isterse O’na sarılsın ve kim izzeti isterse kalbiyle Allah’a yönelsin. {Hâlbuki asıl üstünlük, ancak Allah&"ın, Peygamberinin ve Mü&"minlerindir.} [Münafikün:8]

O, Aziz olan Allah’tır…

el-Kahir (Her şeye istediği şeyleri yaptırabilen) ve el-Kahhar (Her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden) Allah

O, El-Kahir, El-Kahhar olan Allah’tır…

O, insan ve cin üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. {O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.} [Enam:18]

‘’El-Kahhar’’… Her şey üzerine hâkimiyetini kurmuştur. O’nun galibiyetinin, gücünün ve idare etmesinin mükemmelliği karşısında bütün mahlûkat boyun eğmiştir ve alçalmıştır.

‘’El-Kahhar’’…Yarattıkları üstünde yüceliğiyle, ilmiyle, kuşatmasıyla ve tedbiriyle hâkimiyet kurmuştur. Bu âlemde O’nun izni olmadan hiçbir şey meydana gelemez.

‘’El-Kahhar’’…O’nun tek başına Ulûhiyet ve Rububiyet sahibi olduğuna delalet eden en büyük ve en apaçık delillerle, en güzel isim ve yüce sıfatlarıyla düşmanlarını ve isyan edenlerini kahretmiş ve mahvetmiştir.

‘’El-Kahhar’’…Zalimleri, kibirlileri ve azgın olanları kahredendir. Ahiret gününde onları kahrolmuş bir şekilde diriltecektir. {ve insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah&"ın huzuruna çıkarlar.} [İbrahim:48]

‘’El-Kahhar’’…O’nun isteği mutlaka olacaktır, hiç kimse hiçbir şekilde O’nun istediğini reddedemez. O’nun yarattığı mükemmeldir, güçlü olanlar, Allah’ın yarattıklarının mükemmelliği karşısında aciz kalırlar. Ve yine diller Allah’ın yarattıklarının muhteşemliğini vasıflandırmaktan aciz kalır.

O, El-Kahhar ve El-Kahir olan Allah’tır…

Er-Rezzâk (Bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran) olan Allah

O, Rezzâk olan Allah’tır…{Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.} [Zariyet:58]

‘’Er-Rezzak’’…Kulların rızıkları ve geçim kaynakları elinde Olan, istediği kimseye rızık veren ve gök ile yeryüzün anahtarlarını elinde bulunduran… Allah şöyle buyurdu: {Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah&"a âit olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de o bilir.} [Hud:6]

Allah yine şöyle buyurdu: {Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.} [Ankabut:60]

Başka bir ayette: {Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.} [İsra:30]

Ve yine:{Allah dilediğine hesapsız rızık verir.} [Bakara:212]

‘’Er-Rezzak’’…Bütün insanlar fakirdirler, O’nun rızkına muhtaçtırlar. O yüzden Allah, iyi kötü herkese, geçmişte olduğu gibi şimdi de rızık verir.

’Er-Rezzak’’…Kendisine temiz kalbiyle yönelene rızık verir. Zaten kalbin temizliği rızıkların en büyüğüdür. Kendisinden isteyene ilim ve iman verir ve talep edene de kalbin temizliğine ve dinin sağlam olmasına sebep olan helal rızık verir.

O, Rezzak olan Allah’tır…

Er-Rezzâk (Bütün rızka muhtaç olanları rızıklandıran) olan Allah…

O, Rezzâk olan Allah’tır…{Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.} [Zariyet:58]

‘’Er-Rezzak’’…Kulların rızıkları ve geçim kaynakları elinde Olan, istediği kimseye rızık veren ve gök ile yeryüzün anahtarlarını elinde bulunduran… Allah şöyle buyurdu: {Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah&"a âit olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de o bilir.} [Hud:6]

Allah yine şöyle buyurdu: {Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.} [Ankabut:60]

Başka bir ayette: {Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.} [İsra:30]

Ve yine:{Allah dilediğine hesapsız rızık verir.} [Bakara:212]

‘’Er-Rezzak’’…Bütün insanlar fakirdirler, O’nun rızkına muhtaçtırlar. O yüzden Allah, iyi kötü herkese, geçmişte olduğu gibi şimdi de rızık verir.

’Er-Rezzak’’…Kendisine temiz kalbiyle yönelene rızık verir. Zaten kalbin temizliği rızıkların en büyüğüdür. Kendisinden isteyene ilim ve iman verir ve talep edene de kalbin temizliğine ve dinin sağlam olmasına sebep olan helal rızık verir.

O, Rezzak olan Allah’tır…

el-Latîf (Lütfu keremi bol olan) Allah

O, Latîf olan Allah’tır…{Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir.} [Yusuf:100]

‘’El-Latif’’…İlmiyle gökte ve yeryüzünde gizli olan şeyleri kuşatan, gönüllerdeki sırları bilen, Mümin kullarına lütfeden, farkına varmadıkları şekilde kullarına maslahatlarını ulaştırandır.

&" el-Latîf &" …Lütfü, keremi ve sevgiyle mahlûkatı diğer mahlûkatın hizmetine veren…

&" el-Latîf &"… İyilik yapanları mükâfatlandıran, hediye ve hibesi çok olan…

&" el-Latîf &" …Kullarına çok lütufkâr olan… {Allah kullarına çok lütufkârdır} [Şura:19]

Kullarına dini ve dünyaları için en iyi şeyleri verip kötü şeylerden meneden…

‘’El-Latif’’…Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. {Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. &" O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.} [Enam: 103]

‘’El-Latif’’…Her şeyin gizli taraflarını bilen, amellerin detaylarını sayan, gündüz yahut gece O’na hiçbir şey gizli kalmaz. O, kullarının maslahatını en ince detaylarıyla bilir, onlara çok ikram eder.

‘’El-Latif’’…(Kulları ile ilgili) bir şey hükmederse onlara lütfeder ve bir şeyi takdir ederse (gerçekleşmesi için) onlara yardım eder, işleri kötüye giderse, kurtuluş kapısını açar ve işleri zorlaşırsa, onu kolaylaştırır. O, ne yücedir!

O, El-Latif Olan Allah’tır…

el-Fettâh (Her şeyi hikmetle açan) Allah

O, Fettâh olan Allah’tır… {O gerçeği apaçık ortaya koyan, hakkıyla bilendir} [Sebe:26]

‘’El-Fettah’ Bizlere rahmet kapıları açar… {Allah insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur} [Fatır:2]

‘’El-Fettâh’’…O şeriat, kudret ve ceza yasalarıyla kullarının arasında hükmeden ve lütfu ile sadık kullarının gözlerini açandır. O’nu tanımaları, sevmeleri ve O’na sığınmaları için onların kalplerini açmıştı. Ve onlara çeşitli rızık ve rahmet kapılarını açmıştır.

‘’El-Fettah’ Allah rahmet kapılarını bizlere ve sizlere açsın… Faziletini ve ihsanını versin ve bize verdiği affı artırsın.

O, kapalı kalpleri hidayet ve iman anahtarlarıyla açan Allah’tır

‘’El-Fettah’ Rahmet kapılarını açıp müminlere bol bol nimetler veren, onların akıllarına İlim ve hikmet ışıklarını saçan, onların kalplerini açıp içine iman koyarak hidayete erdiren…

‘’El-Fettah’ Kullarının sıkıntılarını gideren, bütün üzüntüleri ortadan kaldıran, ızdırap ve zararları izale eden…

’’El-Fettah’’ Ahiret gününde, kullarına adalet (kapısını) açan, O, mahlûkatın işlerini yoluna koyan ve en çok övgüye layık olandır.

O, Fettâh olan Allah’tır…

el-Ganiy (Çok zengin ve her şeyden müstağni olan) ve el-Muğni (İnsanlara mal mülk veren, onları zengin yapan) Allah

O, Ganiy ve Muğni Olan Allah’tır…

‘’El-Ganiy’’ O’nun zatıyla zengin olan, sonsuz zenginlik sahibidir. O’nun sıfatlarında ve mükemmelliğinde hiç bir şekilde eksiklik bulunmaz. O, her zaman zengindir ve öyle olmalı, çünkü zenginlik O’nun zatının bir gereğidir. Aynı zamanda O, her zaman yaratıcı, kudretli ve rızık verendir ve olmalıdır, çünkü O, hiç kimseye muhtaç değildir. O, en zenginlerin zenginidir, dünya ve ahiret hazineleri elindedir, bütün yarattıklarını zengin kılandır.

‘’El-Ganiy’’ O, kullarına muhtaç olmaz, onlardan yiyecek ve içeceklerine ihtiyaç duymaz. Onları, Kendi mülkünü çoğaltmak, güçlenmek veya yalnız kalmamak için yaratmadı. Tam aksine, kullar içecekleri yiyecekleri bulmak için O’na muhtaçtırlar. Allah şöyle buyurdu: {Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (56) Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum} [Zariyat:56-57]

‘’El-Muğni’’ İnsanları fakirlikten ve muhtaç olmaktan kurtarıp zengin kılar, vermekle mülkü azalmaz ve kulunu Kendisinden başkasına muhtaç etmez. Bir kutsi hadiste şöyle geçiyor: &" …Sizden öncekiler ve sonrakiler, bütün insanlar ve cinler bir yere toplanıp, benden ihtiyaçlarını dileyecek olsalar, ben de hepsinin dileklerini yerine getirsem, bu benim mülkümden ancak, iğne denize batırıldığında, onun denizden noksanlaştırdığı kadar azalır… &"(Müslim)

‘’El-Muğni’’ Hidayetle, kalp temizliğiyle, marifetle, O’nu tazim etmekle ve O’nu sevmekle kullarını zengin kılar. O, dinin salahiyeti için kullarına her şey verir.

Ey vermekle mülkiyetini eksiltmeyen Zat… Bizi helal rızkınla haram olanlardan müstağni kıl, çünkü Sen el-Gani ve el-Muğni ‘sin.

O, Ganiy ve Muğni olan Allah’tır…

el-Mukît (Her türlü mahlûkata münasip rızık veren) Allah

O, el-Mukît olan Allah’tır…{Allah&"ın her şeye gücü yeter} [Nisa:85]

&" el-Mukît &" …Bütün varlıklara beslenmeleri için lazım olan şeyleri ulaştıran, yarattıklarına rızıklarını ulaştıran ve istediği gibi hikmetiyle ve hamdıyla onları idare eden.

‘’El-Mukît’’…Bütün mahlûkata azıklarını ulaştıran ve onların hayatta kalabilmeleri için ihtiyaçları olan şeyleri yaratan; onların susuzluğunu ve açlığını giderip hayatlarını mutlu edecek şeyleri hazırlayıp verendir.

‘’El-Mukît’’…Kalpleri çeşitli marifet ve ilimlerle besler, bunlarla ruhlar yaşar ve bunlarla nefisler rahatlar.

Ey yarattıklarının işlerini yoluna koyan ve onların dünyada ve ahirette geçim kaynaklarını hazırlayan Allah’ım… Senden bizi korumanı, bizi bağışlamanı ve bize afiyet vermeni istiyoruz. {Allah&"ın her şeye gücü yeter} [Nisa:85]

O, El-Mukît olan Allah’tır…

El-Kâfi (Yeterli, varlığı mevcudatın bütün ihtiyaçlarına yeten).el-Hasîb (Kullarının bütün fiillerinin hesabını gören) Allah

O, el-Kâfi el-Hasîb olan Allah’tır…

‘’El-Hasîb’’…Kullarını çok iyi bilen, işini kendine bırakanlara kâfi olan, O’nun hikmeti ve ilmiyle kullarını amellerine göre hayırla mükâfatlandıran ve şer ile cezalandıran.

Yarattıklarının bütün fiillerinin hesabını gören ve onlara yeten…{Allah kuluna yetmez mi?} [Zümer:36]

Hz. İbrahim Aleyhisselâm ateşe atıldığı zaman &" Hasbiyallah ve nimel vekil &" (Allah bize yeter; O, ne güzel vekildir) demişti. Ateş ansızın soğuk ve serin oldu. Başka bir ayetin işaret ettiği gibi sahabiler de bu cümleyi söylemişlerdi: {İnsanlar size karşı ordu toplamışlar} [Al-i-Emran:173]

Bunun üzerine: {&"Allah bize yeter, O ne güzel vekildir! &" dediler. Bundan dolayı Allah&"tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah&"ın rızasına uydular.} [Ali İmran]

‘’El-Kâfi’’…Kullarının bütün ihtiyaçlarını tamamlar. O’na iman ve tevekkül edene ve O’ndan yardım isteyene Kâfi olur.

Allah, kullarının amellerinin hesabını görendir; iyilik yapanı mükâfatlandıran ve kötülük yapanı cezalandırandır.{O, hesap görenlerin en çabuğudur} [Enam:62]

&"El-Hasîb’’…Bütün Mahlûkatın zahir ve gizli yaptıklarını en detay bir şekilde bilen, kuşatan.

Ey Kâfi olan Rabbim, bizlere gereken şeyleri ver, bizleri irşat et ve bizdeki hayırları arttır.{Hesap görücü olarak Allah yeter} [Nisa:6]

O, Hasib ve Kâfi olan Allah’tır…

el-Mübîn (Varlığı gizli olmayan, apaçık olan, hakkı izhar eden, gerçeği beyan eden) Allah

O, Mübîn olan Allah’tır…{apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.} [Nur:25]

Ey yüce Mübîn olan Allah’ım, bizlere hak yolunu göster, bizleri batıl yoluna düşmekten engelle ey Rabb…

Hakkı beyan eden ve gerçekleri izah eden Allah’tır. (hak beyan ettiği zaman) bütün şüpheler gider…

Onun vahdaniyetini ispat edip O’nun hiçbir şeriki olmadığını beyan eden Allah…

&" el-Mübîn &" O’nun varlığına delalet eden akli, şeri, hissi ve manevi delilleri mahlûkatına verdiği için, O’nun varlığı, onlara hafi kalmaz.

&" el-Mübîn &" Kullarına Hz. Peygamber (sav)’ı göndermesiyle ve mübîn (açıklayıcı) olan kitabı (Kur’an) indirmesiyle hak yolunu beyan etmiştir. {size Allah&"tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur&"an) gelmiştir} [Maide:15]

Allah, kullarına mutluluk yolunu gösterendir. O, mutluluğu itaat ve tevhide bağlamıştır…

O, el-Mübin olan Allah’tır.

el-Kadir (Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan) el-Muktedir (Her şeye gücü yeten)

O, Kadîr ve Muktedir olan Allah’tır…

{Allah&"ın gücü her şeye hakkıyla yeter} [Bakara:284] , {Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler} [Kamer:55] , {De ki: O size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup gurup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir. } [Enam:65]

‘’El-Kadir’’…O, sonsuz kudret sahibidir. O, kudretiyle mahlûkatı yaratıp tedbir etti, güzel bir biçimde şekillendirdi ve hükmetti. Ve O, kudretiyle diriltir ve öldürür ve kullarını ceza günü için diriltecektir. O, ihsan edeni ihsanla mükâfatlandıran, kötülük yapana da kötülükle cezalandırandır. Allah bir şey istediği zaman, ona ‘’ol’’ der, o da hemen oluverir. Ve O, kudretiyle kalpleri çevirir ve istediğine yönlendirir.

‘’el- Muktedir’’…Sonsuz güç sahibidir, istediği her şeyi her şekilde yapabilen…

‘’El-Kadir’’….Tam kudret sahibidir, yaşatır ve öldürür. Mahlûkatı yaratmıştır, düzen vazedip hükmetmiştir.

‘’El-Kadir’’…Kudretiyle diriltiyor ve ceza veriyor… Kalpleri istediği gibi çeviriyor.

‘’El-Kadir’’….Onun kudreti tamdır. Bu mükemmellikte hiçbir şekilde acizlik ya da eksiklik olamaz.

‘’El-Kadir’’…istediği gibi, kullarını tedbir eder. Bu da O’nun kudretinin mükemmelliğini gösterir.

O, Kadîr, Muktedir ve Kâdir olan Allah’tır…

el-Varis (Bütün mülk ve servetin gerçek sahibi; mahlûkatın yok olmasından sonra da baki kalacak olan) Allah

O, Varis olan Allah’tır...{Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz.} [Hicr:23]

‘’El-Varis’’Yeryüzün ve oradaki her şeyin sahibidir. O’ndan başka hiçbir şey baki kalmaz.

‘’El-Varis’’Onun mülkiyeti mükemmel olduğu için, bütün yaratıklar O’na dönecekler ve bütün mahlûkat öldükten sonra tek O kalacaktır. Allah, inkâr, tekebbür ve zülüm edenlerin O’na döneceklerini hatırlatmıştır. Çünkü O, Varis’tir.

‘’El-Varis’’Kullarını, sadaka vermeye sevk ediyor. Çünkü mal ve ömür fanidir ve dönüş Varis olan Allah’a olacaktır.

‘’El-Varis’’Kullarını nankörlük yapmaktan sakındırmıştır. Çünkü asıl nimet O’ndandır ve dönüş O’nadır.

‘’El-Varis’’Yeryüzün ve oradaki her şeyin sahibidir. Her Baki olan kimse varistir.{ }{Biz varis olduk, Biz} [Kasas:59]

O, Varis olan Allah’tır…

es-Semi (Gizli açık her şeyi işiten) ve el-Basîr (Her şeyi bütün incelikleriyle gören) Allah

O, es-Semi ve el-Basîr olan Allah’tır…

&" es-Semi ve el-Basîr &"…O, senin sözünü duyar, o yüzden kendine dikkat et! Duanı duyar, o yüzden ısrarla dua et! Amellerini görür ve O’na hiç bir şey gizli kalmaz, o yüzden iyilik et! Allah iyilik yapanları sever.

Ey Semi, bizim dualarımızı duy ve kabul et, çünkü sen amellerimizi, eksiklerimizi incelikleriyle bilen ve ihtiyaçlarımıza görensin.

‘’Es-Semi Olan Allah’’ Kısık olsun yüksek olsun bütün sesleri duyandır. O, hiçbir sesi başka seslerle karıştırmaz ve hiçbir dua edeni başka dua edenlerle karıştırmaz.

‘’El-Basir’’ Küçük büyük, gecede veya gündüzde gizli olan her şeyi görür.

&" es-Semi &" diller farklı olmasına rağmen, onları duyar ve anlar.

‘’El-Basir’’ Kapkara bir karınca karanlık bir gecede sessizce yürüse bile onu mutlaka duyar ve görür. Yer altındaki her şeyi görür. Aynı zamanda, yedi göğün üzerindeki her şeyi de görür.

&" es-Semi ve el-Basîr &" Ona hiç bir şey gizli olmaz.

O, Semi ve Basîr Olan Allah’tır…

Eş-Şakîr, eş-Şekûr (az bir ibadetin karşılığında büyük mükâfatlar veren) Allah

O, Şakîr ve Şekûr Olan Allah’tır…

Şekûr olan Allah…{şüphesiz, Allah onu bilir, karşılığını verir} [Bakara: 158] {şükrün karşılığını verendir} [Fatır:34]

O, az olsa bile yapılan her amele mükafat veren, büyük hatalarını affeden, ihlaslı kimselerin amellerine kat kat sevap verendir.

‘’Şekûr olan Allah’’…Kendisine şükredenlere bol rızık verendir. O’nu zikredeni anar. İşte şükreden için nimet, kâfir için ise hüsran vardır. Allah şöyle buyurur: {Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: &" Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir. &" } [İbrahim:7]

O, Şekûr ve Şakir olan Allah’tır.

(En çok övülen ve en çok övgüye layık olan) Allah

O, Hamid olan Allah’tır

Zatında, fiillerinde ve sözünde Hamîd olandır (en çok övülen ve en çok övgüye layık olan). Bu âlemde Yüce Allah’tan başka hiç kimse Hamîd olamaz. Bütün hamd ve sena O’nadır.

‘’El-Hamid’’ Zatında, fiillerinde, ahlakında ve sözünde Hamîd’dir (en çok övülen ve en çok övgüye layık olan). İsimlerin en güzeli, sıfatların en mükemmeli ve Fiillerin en muhteşemi O’nundur. O’nun fiilleri fazilet ve adalet içinde cereyan eder. Bize kitabını indirip, yüceliğini bildirdiğin ve Resulün Muhammed (sav)’ı gönderdiğin için hamd ancak Sana mahsustur.

O, Hamîd olan Allah’tır…

El-Kebir, El-Mecîd, El-Azim ve El-Celil Olan Allah

O, Kebir, El-Mecîd, El-Azim- ve El-Celil Olan Allah’tır…

O, övgü, büyüklük, azimet ve yücelik sıfatlarıyla sıfatlanmıştır. O, her şeyden büyük ve yücedir. Evliyalarının kalbinde tazim sadece O’nadır. Onların kalpleri O’nu tazim etmekle ve O’nun büyüklüğünü kabul etmekle doludur.

Ey Azim olan Allah ne yücesin! {Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et} [Vakıa:96] , Sana karşı sena saymakla bitiremeyiz ey Kabir ve Müteâl… Ey yücelik ve kerem Sahibi…

Yüce zatında, isim ve sıfatlarında büyük olan…{Onun benzeri hiçbir şey yoktur} [Şura:11]

O, yücelik ve azamet sahibidir. Kim bu sıfatları O’ndan ayrı tutarsa, kınanır. Bir kutsi hadiste söylediği gibi: &" Büyüklük benim ridam, azamet ise benim izarımdır. Kim benimle bu ikisi hakkında yarışa girerse, onu tepe takla Cehenneme atarım. &" (Ahmed)

O, Mecîd, Kebir ve Azim Olan Allah’tır.

el-Aliyy (Her şeyiyle yüce olan), el-A’lâ (En yüce olan), el-Müteâli (sonsuz ve sınırsız yüceliğe sahip olan, her hal ve tavırdan pek yüce ve pek münezzeh olan) Allah

O, Aliyy, A’lâ ve Müteâli olan Allah’tır…

‘’el-Aliyy, el-A’lâ, el-Müteâli’’ … Zat, sıfat, şan ve güç yüceliği gibi her bakımdan yücelik sahibidir. {O, yücedir, büyüktür} [Bakara:255]

Arş’ının üzerine istiva etmiştir, bütün büyüklük, yücelik ve güzellik sıfatlarıyla sıfatlanmıştır.

‘’El-Aliyy El-Müteâli’’ … Kendisine layık olmayan bütün sıfatlardan ve noksanlardan yüce (münezzeh)dir. Zatıyla, sıfat ve gücüyle yücedir. O, El-Müteâli olan Allah’tır.

O, El-Aliyy, El-Ala, El-Müteâli olan Allah’tır…

el-Kâbıd (İstediğinin maddi ve manevi rızkını daraltan) ve el-Bâsıt (İstediğinin maddi ve manevi rızkını genişleten) Allah

O, Kâbıd ve Bâsıt olan Allah’tır…

&" Kâbıd olan Allah’’ … Bazı kavimlerin rızklarını daraltarak onları imtihan eder, bazı kavimlerin rızıklarını vermeyerek onları kahreder ve bazı kavimlerin rızklarını muhafaza ederek onların derecelerini yükseltir.

&" el-Bâsıt olan Allah &" … Rızık verir, kalplere ilim ilham eder, bunlar da O’nun hikmetinin ve rahmetinin gereğidir.

O, Kâbıd ve Bâsıt olan Allah’tır…

El-Mu’tî (hikmeti gereği dilediğine ihsanda bulunan) ve el-Mâni (kötülüklere engel olan, dilemediği şeylerin olmasına izin vermeyen) Allah

O, El-Mu’tî ve el-Mâni olan Allah’tır…

O’nun Kendisini sıfatlandırdığı gibi sıfatlanan ve insanların beyanlarından daha güzel olan Allah’a hamdolsun.

İmam Şafii

&" el-Mu’tî ve el-Mâni olan Allah &" … Allah&"ın verdiğine kimse mani olamaz; vermediğini de kimse veremez. Bütün dilekler ve istekler O’ndan istenir. O, rahmet ve hikmetiyle dilediğini verir ve dilemediğini vermez.

Ey el-Basit olan Allah, rahmetinle maddi ve manevi rızıklarımızı genişlet. Ve bize dokunacak her kötülük veya şerre engel ol ey el-Mâni.

O, El-Mu’tî ve el-Mâni olan Allah’tır…

   
Subscibe